Parkta bir bankta oturmuş aktörü bekliyordu. Yine buluşacaklardı, bir çay içip, bir şeyler atıştırıp sinemaya gitmeyi planlamışlardı. Hava gerçekten serindi, biraz daha gecikirse, kafeye gidip oturacak, oradan mesaj çekecekti.
Ama kentin ışık istilasının bile söndüremediği bir yıldızlar isyanı vardı gökyüzünde. Hava temiz kokuyordu ve başını hafif arkaya atıp gökyüzüne baktığın da, oralardan bir şeylerin de merakla yeryüzünü incelediğini, hayretle seyrettiğini hissediyordu.
Gözlerini tekrar parkın orta küçük havuzuna çevirdiğinde aktörün yanında bir kadınla geldiğini gördü. Kalktı,onlara doğru yürüdü.
Aktör neşeyle elini uzattı,
- Merhaba Elif, umarım çok bekletmedik seni, hava da serin.
- Yok, hayır derken Elif, merakla kadına baktı.
Aktör hemen kadına döndü,
- Sizi tanıştırayım, Çimen, senarist, dizi senaristi.
Elif gülümseyerek selam verdi,
- Ne güzel, yazarsınız yani.
Orta boylarda, sarışın, yeşil gözlü, ince yapılı, çok güzel bir kadındı. Soğuk bir şekilde,
- Yok dedi. Kitap yazmıyorum, sadece dizi senaristiyim.
Aktör ellerini birbirine sürterek ısınmaya çalışıyordu,
- Hadi bayanlar, çay içmeye dedi.
Yakındaki kafeye doğru yürüdüler.
Kafenin caddeyi gören masalarından birine yerleşip, gelen garsona istediklerini söyledikten sonra, bir kaç dakika herkes sessizliğe büründü. Kimyasal bir reaksiyonun başlangıç homurtusu yoktu aslında ama katalizörle bile oluşturulamayacak bir isteksizlik vardı ortamda.
Aktör,
- Nasılsın Elif diye sordu, ilginç aktivitelere devam mı.
- Nasıl ilginç diye, biraz kızarak sordu Elif. Hiç tanımadığı birinin yanında, böyle bir soru Elif’i rahatsız etmişti.
Aktör,
- Canım hani var ya sorular, kağıtlar filan, dedi, gülümsüyordu bir yandan.
Onlar konuşurken senarist, sanki orada değilmiş gibi suskun ve ilgisizdi. Belli ki Elif’in varlığından son anda haberi olmuştu ve bu durumdan hoşlanmamıştı. Elif başını öne eğdi, cevap vermedi. O sırada ısmarladıkları yiyecekler, içecekler geldi. Hepsi çaylarından yudumlayıp, yiyeceklerinden birer lokma alana dek konuşmadılar.
Aktör sorusunu tekrarlamadı, Elif’in bundan hoşlanmadığını anlamıştı. Çimen’e döndü, son teklifi ne yaptın, kabul edecek misin diye sordu.
Elif,
- Yeni bir dizi filan mı dedi. Ortamı ısıtmaya çalışıyordu.
Çimen, Elif’e hiç bakmadan aktöre,
- Bunu evde konuşuruz dedi.
Elif, böylece ikisinin samimiyetini anlamıştı. Sustu, çayını bitirdi, kalktı. Aktör şaşırmıştı.Elif'e,
- Ne oldu, niye kalktın diye sordu, filmin başlamasına vakit var daha.
- Yok dedi Elif, ben gelemeyeceğim, yarın çok işim var erken yatmalıyım, size iyi eğlenceler.
Çıkarken ellerini sıkmadı, başıyla selamladı ve kafenin kapısına yönelmeden, kasaya uğrayıp, kendi hesabını ödedi.
Aktör oldukça şaşırmıştı, masanın yanında, bir kaç dakika ayakta kaldı, sonra Çimen’in uyarısı ile oturdu.
Elif tekrar serin havaya çıkınca, otobüs durağına doğru yürümeye başladı. Neden böyle davranmıştı. Tamam Çimen’den hoşlanmamıştı, ama sanki, sinemadaki herkesten hoşlanmak zorunda mıydı. Altı üstü bir film izleyeceklerdi.
Otobüste yer bulup oturdu, camdan, ışık körlüğünü seyrederken, kendisine şu soruyu soruyordu, ben aktörü kıskandım mı. Cevabı hemen verdi, kesinlikle hayır, hayatı boyunca hiç kimseyi kıskanmamıştı, gerçekten. Bu duyguyu bilmiyordu. Kıskandırma teşebbüslerini kesin ve geri dönülmez bir biçimde yanıtlardı, affetmezdi. Öyle, tüm duygusunu kaybederdi birden bire. Onun için bilmiyordu kıskanmayı, bilecek kadar kimseye zaman tanımamıştı.
Masadan kalkmıştı, çünkü iki samimi insanı rahatsız etmek istememişti. Ayrıca kendisine saygısından dolayı da ayrık otu gibi kalmayı reddetmişti.
Otobüsten indi, evine doğru yürürken telefonu çaldı. Hemen açtı, iş yerinden bir arkadaşı, yarın için yapılacak bir şeyi hatırlatıyordu. Konuştular, kapattı. İçinde bir yalnızlık hissi, bir boşluk oluşmuştu. Beklediği telefon bu değildi. Peki ne beklemişti
Bir şeye, birine bağlanmak ve alışmak bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür. Elif her zaman böyle düşünmüştü. Eve girmeden, boynunu uzatmakta olduğu bu giyotinden tez zamanda uzaklaşmaya karar vermişti.
Zerrin Timuroğlu
10 Nisan 2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder