6 Temmuz 2021 Salı

Anka Kuşu Ağladı

        Yaptığımız bütün kötülüklerin cezasını çekeceğiz, yaptığımız butun iyiliklerin ödülünü alacağız. İnsanlar korkusuz aslında deli gibi korkarken. Devleri kim gördü bugüne kadar bütün masallarda var. Sanki kötülüğün boyla bir ilgisi mi var. Öyle olsaydı her zaman kaçıp kurtulabilirdik acılardan, tanırdık kötüleri kocaman vücutlarından. Öyle değildir küçücük, sinsi bakışlarıyla göze çarpmayan, ruhları kararmış, yüreğinin bütün yıldızlarını yitirmiş insanlar söndürür ışıldayan fenerlerin hepsini.

        Kim görmüş anka kuşunu, her masalda gözyaşlarıyla yaraları iyileştiren, otuz kuşun birleşimini. Açılan mavi, kırmızı kanatlarıyla sanki bütün gökyüzünü kaplayabilirmiş, sözünü herşeye dinletebilirmiş, umutların hepsine çare olabilirmiş gibi, başını çevirdiği tarafta tasaya, derde meydan okuyan bakışlarını kim görmüş, her masalda var.


        Kim bize meydan okuyan, aklımıza anka kuşunu yerleştiren, devleri kötü yapan ne. Hiç ilgilenmediğimiz konularda bile çok şey biliyormuşuz duygusunu niye taşıyoruz ki. Gördüklerimiz bildiklerimizden daha mı önemli. Ağacı gördüm peki hakkında ne biliyorum. Yedi zorlu kapıdan geçerek derin vadiye ulaşan otuz kuşun birliği anka kuşuna neden ihtiyacımız var.


        Arabayı öyle hızlı sürüyordu ki, yol önünde çita gibi koşuyor, kayboluyor, kayboluyordu. Tekrara bağlanan bir oburlukla bitiriyordu yolu zaman. Elleri direksiyonda, dikiz aynasından arkasına, yola bakmaya korkuyordu, hala takip ediliyor muydu, bilmek istemiyordu. Sabah evinden çıktığında, gideceği şehirdeki konferanstan başka hiçbir kaygısı yoktu. Beş saatlik bir yolculuktan sonra gece otelde kalacak, ertesi sabah konferansa katılıp dönecekti. Ancak yaklaşık üç saat sonra, fazla kalabalık olmayan yolda arkasından hiç ayrılmayan o arabayı farkettiğin de korkudan içi çekildi. Siyah, lüks bir jipti. Kendi arabası olmasına rağmen çok anlamıyordu araba markalarından. İlk farkettiğinde geçer gider diye düşünmüştü çünkü kendi arabasından çok daha kaliteli olduğu belliydi. Bir süre sonra arkasından ayrılmadan, belli bir mesafeyi koruyarak geldiğini anladı. Bir saat bu takip sürdü, sonra hızını arttırdığını ve kendisine yaklaşmakta olduğunu anladı. Bütün gücüyle bastı gaza, kanının çekildiğini hissetti damarlarından. Yol gerçekten ıssızdı ve az sonra yakalanacaktı. Kimdi ki bu, neden kendisini takip ediyordu. Popüler biri değildi, zengin değildi, siyasi bir kimliği yoktu, yalnızca iyi bir kadın akademisyendi. İngiliz dili ve edebiyatı bölümünde doçentti.


        Korkular çok aç gözlüdür, abur cuburla beslenirler. Ocakta kaynayan süt misali kaşla göz arasında taşarlar. Kabarmasınlar diye dikkat ettikçe bir anda kandırıp sizi, telaşın kollarına bırakırlar.


        Hava saatinden çok önce kararmıştı, yağmur bulutları sanki bu kovalamacanın tarafı olmuştu. Yol çitası koştururken, oburca yutarken yolu; gözleri bir benzinlik arıyordu umutla. Yoktu, ne bir çiftlik evi, ne yiyecek satan yöre halkından tek bir kimse, yoktu. Artık neredeyse yaklaşmıştı. Hızını artıran araç aniden yanından geçti direksiyonu kendi arabasının önüne kırıp arabayı durdurdu, çarpışmalarına çok az kalmıştı. Kapıları kilitledi, korkunun karanlığında beklemeye başladı. Yolunu kesen arabanın kapısı açıldı, siyah yağmurluklu, uzun boylu, biri indi ve kendi arabasına doğru yürüdü.


        Yağmur şakır şakır yağıyordu, yol çitası birden ortadan kaybolmuştu. Yolu yiyip bitiren herşey artık sessizdi. Yağmur kırılmış araba camından içeriye girmeye başlamıştı ve buna engel olacak hiçbir şey yoktu. Bir kilometre ilerde bir benzinlikte ışıklar, market, insanlar canlı lıklarıyla sıcacıktı. Benzinliğe siyah bir jip girdi, pompanın önünde durdu, bekledi, içinden kimse inmedi, benzinini aldı, parasını arabanın camından uzattı. Yağmur kolundaki kızıllığı yıkadı. Koyu kırmızı, utançtan pembeleşerek döküldü yere.


        Yedi zorlu sınavdan geçip derin vadiye ulaşan otuz kuşun birleşimi anka kuşu kanatlarını açtı, açtı, görkemli kanatlarıyla gökyüzünü kapattı, ağlıyordu, düşen gözyaşları yağmur damlalarıyla karıştı, kayboldu, şifa olamadı.


        Gene suskunuz, yine ağzımızı bıçak açmıyor. Anka kuşu isyanda.



ZERRİN TİMUROĞLU

2021


   


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...