11 Haziran 2025 Çarşamba

Karmaşık

        Hamlet, Shakespeare’in en bilinen oyunlarından biridir. Belki de en çok duyulanı. Hazin bir hikayeyi anlatır. İhaneti, zalimliği, bencilliği, sahteliği, yani insanın yüzde doksan sahip olduğu ve yüzde doksan insanı anlatan duyguları.

        Kazak, provaya kısa bir ara vermişken telefonla Elif’i aradı.


    - Merhaba nasılsın.


    - İyiyim dedi Elif, sen nasılsın,


    - Ben Hamlet’in acılarına boğulmuşken bir ara vermiştim, seni arayıp komşunla durum nedir diye sormak istedim. Bak Elif herhangi bir şeyden korkarsan hemen beni ara, oyunda değilsem hemen yetişirim. Olmadı Çimen’i ararsın, onun eli kolu uzundur, hemen yardım ayarlar.


    - Tamam, çok sağolun, şimdi kapatmalıyım, dedi Elif, iyi çalışmalar,


    - Hoşça kal, dedi Kazak, telefonu kapattı.


        Sıcak kahvesini yudumlarken, sessiz, ıssız, loş tiyatro salonunda, bir başına düşüncelere daldı Kazak. Hamlet, bir yüksek eşikti bu rol, bir büyük sınav. Çok çalışmalıydı, çok okumalıydı, çok iyi anlamalıydı.


        Shakespeare, insanın ipliğini pazara çıkaran büyük şair. Hiçbir eseri sıradan değil.Eserlerinde anlattığı duygular o kadar doğru tanımlanmış ki, her çağda kitapları okuyanlar, oyunları izleyenler, tamam, işte bu, benim de hissettiğim der.


        Kazak, iki eliyle kahve fincanını kavrarken, gözlerini kapadı, öne doğru kaykıldı, başını arkaya dayadı. Seyirci yokken, hatta kimse yokken bu salon her türlü hayale, her türlü kurguya rahatça izin veriyordu. Düşündü, Hamlet, hayatını iyi yönetebilmiş miydi.


        Babası ölünce, Hamlet’in annesi Hamlet’in amcası ile evlenir ve amca bunu fırsat bilip kral da olur. Yani Hamlet, öz amcası tarafından yaşamın dışına itilir.


        Ama Hamlet’i umutlarının, gelecek kaygılarının dışına iten en önemli gerçek amcasının, annesi ile evlenebilmek için öz kardeşini yani Hamlet’in kral babasını öldürmüş olmasıdır.


        Amcası, Claudius, bir sahnede şöyle seslenir,


Biri sevinçli, biri yaşlı gözlerle

Cenazede neşe, düğünde ağıtla,

Sevinçle üzüntüyü, aynı terazide tartarak,

Onu kendimize eş ettik.


        Bu küstahlık, cezasızlıktan ne kadar da emindir, ne kadar da pervasızdır, ne kadar kışkırtıcıdır.


        Kazak, provalara devam etmek için toparlanırken, küstahlık, kötülüğün su katılmış halidir diye düşündü. Her çağın zalimi aynı galiba.


        Yönetmen girişten seslendiğinde Kazak, sahnede, Hamlet’in, babasının hayaletini gördüğü surlara, çıkmıştı bile.


***

        Elif iş çıkışı markete uğradı, alışverişini yaptıktan sonra, ışıklarla, karanlığın çekişmelerine tanıklık ederek eve geldi. Bakışları komşusunun ışıksız pencerelerine takıldı. Evde değil galiba diye düşündü. Nedense bundan memnun olmuştu, daire kapısını açıp, koridorun ışığını yaktı ve arkasından kapıyı hemen kapadı. Nasıl cesaret etmişti, tanımadığı birinin kapısına kitap koymayı. Şimdi bu düşünce onu korkutuyordu. Banyoya yönelirken, Kazak’la konuşmasını hatırladı, Hamlet, o kadar karmaşık ama bir o kadar anlaşılır, şiirsel anlatılan acılar, çaresizlik, zalim bir amcanın karanlığa gömdüğü bir hayat, yıllara meydan okuyan edebi değer.


        Elif, sakin geçirdiği akşamın sonunda, yatağa uzanırken, komşunun ışıksız penceresinin perdelerinden birinin, kıpırdadığını hatırladı, yanlış görmüş olabilir miyim dedi, kendi kendine, kalktı tekrar, sokak kapısını kilitlediğinden emin olmalıydı.


        Uyumadan önce, Hamlet ilk modern insandır, cümlesini nerede okuduğunu bulmaya çalışıyordu.


Zerrin Timuroğlu

11 Haziran 2025

İstanbul


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...