16 Nisan 2021 Cuma

Kartal Görüşü

        Kuşların olduğu yerde kalmak istiyorum. Gözüm yükseklerde değil gözüm yalnızlıklarda yalnızca.

        Kartalların hüküm sürdüğü gökyüzünde saklanmak istiyorum. Saklayacak bir şeyim olduğu için değil, saklayacak çok şeyi olanlardan kurtulmak için.


        Yağmur, kar yağarken tepeden görmek istiyorum, ıslanmak istemediğimden değil, beraber yağmuru, beraber karı, beraber aynı anda yaşamın bir anını paylaşmak istemediğim insanlardan uzak olmak istiyorum.


        Kuşlar, kartallar, şahinler, atmacalar, hepsi evi gökyüzü olanlar, duyuyorlar mı biz insanları acaba. Anlıyorlarlar mı konuşulanları. Anlıyorlarlar mı yaptıklarımızı, iyi, kötü ne varsa bizimle ilgili umurlarında mı. Belki olmazdı, aldırmazlardı bize, eğer vurmasaydık, kırmasaydık kanatlarını.


        Gözlerini kapattı kendini hiç görmediği en yüksek dağın, hiç görmediği en yüksek noktasına bıraktı. Sessizlik, rüzgarın uğultusu ve müthiş bir yalnızlık hissi. Açtı gözlerini, tek başına binlerce metre yüksekte idi, bulutlar dağların arasına sokulmuşlar, salınıyorlardı. Sağa baktı gökyüzü maviydi, sola baktı gökyüzü mavi. Sessizlik çok yalnızdı, mavi çok susuz. Her şey sizdiniz her şey gökyüzü, rüzgar kanatlarınızda tuhaf bir tempoda. 


        Kanatlarınızı yavaş yavaş oynatıp, bırakıyorsunuz kayaları. Bir iki hareketten sonra süzülüyorsunuz, önünüz boş, arkanız boş aşağıda, yeryüzünde kıyamet kopsa umurunuzda değil. Hayır umrunda olmak önceden bildiklerinizle ilgili, zaten hiç bilmiyorsunuz. aşağıdan size ulaşamazlarsa, aşağıdan göz dikmezlerse gökyüzünüze, kanadınıza, kayalarınıza yoklar ki.


        Neye alıştıysak neyin içine doğduysak ilk öğrendiklerimizin sınırlarını belirliyor. Sonsuz gibi görünen gökte süzülen kartalın sınırları, karanlık tünellerde sürünen solucanlarla aynı. Öyle olmadığını bir biz biliyoruz, bir biz her canlıya acımasızca müdahale ediyoruz. Bir biz akıllı olanlar biz hiç haddimizi bilmiyoruz.


        Bir çift göz, kartal gözü bakıyor çok yükseklerden aşağıya. Bir genç adam görüyor, bir evin yeşil bahçesinde, bir bankta oturuyor. Ağlıyor. Az ilerde ondan uzaklaşıp, elindeki çantayla arabaya binmeye çalışan bir genç kadın var. Genç adam çok üzgün sanki dev dalgaların arasında çırpınıyor gibi. Kıpırdamıyor oysa, öylece bakıyor belli hem seviyor hem haksızlığa uğramış,. Arabaya binen genç kadınla güveni, şaşkınlığı, çaresizliği de kayboluyor sanki. Kaybolmak sanal oysa ki artık yapışıp kaldılar hepsi yüreğine, bir daha asla eskisi gibi onlardan habersiz yaşayamayacak.


        Kartalların hüküm sürdüğü göklerde yaşamak istiyorum. Korktuğum için değil korkuyu unutmak için.


        Süzülüyor kartal, arada hafifçe sallıyor kanatlarını, bütün gök onun gibi.Karnı acıktı, yiyecek bir şeyler bulmalı. Keskin gözleri tarlalarda saklanmaya çalışan farelerden birini fark ediyor. Uygun zamanı bekliyor, dolanıyor, dolanıyor, hızla dalıp birini yakalıyor. Kayalara dönüp yemeğini yiyor.


        O kadar şiirsel değil kartal olmak, o kadar temiz değil pençeleri. Yaşamak sorumluluğu her canlının boynuna asılmış bir madalyon sanki, çıkarmak yolun sonu.


        Tekrar göklere döndüğünde kartal, çok aşağılarda, insanların yaptığı bir yolda koşan bir yandan da bağıran bir insan görüyor. Onu kovalayan iki kişi var. Koşuyor koşuyor ama kaçamıyor. Yetişiyor arkadakiler, ellerindeki bıçağın parıltısı kartalın gözünde kalıyor, adam yerde. Vuranlar kaçıyor. Kartal çok çok şaşkın niye avladıklarını bıraktılar diyor sanki. niye öldürdüler niye bıraktılar hiç anlamıyor.


        Kuşların olduğu yerde kalmak istiyorum insanların olmadığı yerlerde. Vahşetin karnını doyurmaktan, barınmaktan ibaret olduğu yerlerde kalmak istiyorum. Bir kartal gibi gökyüzünde kaybolmak, olanı biteni sadece seyretmek istiyorum, aklımız çok acımasız çünkü.



ZERRİN TİMUROĞLU



İSTANBUL 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...