Dışarda kar yağıyordu, incecik, fırtınayla arkadaş olmuşlar, vuruyorlar insanın yüzüne yüzüne. Soğuktan, eldivenin içinde elleriniz yok olmuş gibiydi, hisleriniz, sevginiz, nefretiniz de belki, yok olmuştu. Üstünüzdeki kalın manto, içinizdeki, kalın kazak, giydiğiniz kalın pantolon korumuyordu soğuktan sizi, basbayağı donuyordunuz işte. Sığınacak bir yer bulmalıydınız hemen, sıcak bir çay içmeliydiniz. Yapmadınız, yapmamakta inat ettiniz, durdunuz, çok uzun zaman beklediniz, o zaman eşittir öldünüz, geriye dönüşü yok
Tanıyordunuz o arkadaşınızı aslında, nasıl duygularının sığlığında içinizi kuruttuğunu biliyordunuz. Gülüşlerinin de, sözlerinin de hep bir hesaba göre yapıldığını anlamıştınız. Derinlerde boğulabileceğini, her daim kolayca saf değiştirebileceğini biliyordunuz. Ayrılmadınız, gördüklerinizi, duyduklarınızı yok varsaydınız. O zaman eşittir, dipsiz kuyularda ihanetlerin karanlığında yok oldunuz.
Güzel bir yuva kurmak istiyordunuz, sevgi dolu bir eş, hayatın zorluklarını paylaşabileceğiniz, güzel çocuklar büyütebileceğiniz birlikte. Sizi her durumda koruyup kollayabilecek, yardımınıza koşabilecek, sizinle konuşabilecek uzun uzun, onu dinlerken kulaklarınızda sular çağlayacak, gözlerinizde güneşler dans edecek. O yokken bile yanınızda olduğunu bileceğiniz, elinizi yanınızda yokken de tutan bir eş. Ama kandırdınız kendinizi, göz göre göre, sevgisiz, düzenbaz, aile kurmakla ilgili hiçbir fikri olmayan, gösterişe meraklı, saçma biriyle evlendiniz. Kare kökünü alamazsınız, bölemezsiniz, eşittir boş yere harcanmış koca bir hayat.
Gördünüz tehlikeleri, dağların tepelerinden kopup gelen çığları gördünüz, ve o dağın eteklerinde kamp kurdunuz, beklediniz, felaketin soluğunu ensenizde hissederken siz, çay içtiniz belki, belki ev temizlediniz, belki alışveriş yaptınız, belki, belki, fark eder mi. Eşittir o çığın altında kaldınız, sanki hiç yaşamamışsınız gibi, yok oldunuz.
Gözünüzü gerçeklere her kapattığınız da acılarınızın milyar üssünü aldınız. Kulaklarınızı gerçeklere her kapattığınız da denklemler zorlaştı, çözemediniz, bilinmeyenler çoğaldı siz öğrenmediniz matematiği, öğrenmediniz, neden.
Çığ düşmeyecek, soğuktan ölmeyeceğim, ihanete uğramayacağım sandınız, yanıldınız, yanıldınız. Zamanı geriye çeviremeyeceğini, duramayacağınızı, durmayacağımızı anlayamadınız.
Anlayan birileri çıktı ama, çözümleri bulanlar, oyununun kurallarını bilenler, matematiği inkar etmeyenler, eşittir mücadeleye devam.
ZERRİN TİMUROĞLU
2021
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder