10 Ağustos 2021 Salı

O Koku

        Yolcu vapurları, küçük yolcu tekneleri boğazı hiç boş bırakmıyorlar. Önümde yan yana iki büyük çam ağacı, onlardan az ileride iki tane daha. Kozalakları kurumla oturmuşlar dallara.

        Evet, kozalaklarda hep böyle bir ingiliz soğukluğu ve kibri hissederim. Elinize alsanız bile o tavırları değişmez. Sobada odunla, kömürü tutuşturmak için bile kullanılırken, bir müzenin, konuklara kapalı bölümlerinden birine girerim, ya da şık bir restoranda, üstümde geceliğim, ayaklarımda tokyolarla kalmışım duygusu yerleşir yüreğime.


        Kozalakların hikayesi öyle çabuk bitmez. Noel'lerin, Noel Baba'ların başyapıtları gibidirler, hiç yazılmamış, hiç okunmamış. Ancak hep inandığımız. İnanmak bazen yedi kat yerin dibindedir, bazen uzayın derinliklerinde, bazen avuçlarımızın içindedir.


        Rüyaların akıl almaz oluşumunda, fıstıklı taraçaları ile kozalaklar baş rollerdedir. Hiç karşılaşmadığımız insanları görürüz rüyalarda, ya da karşılaşıp hatırlamadıklarımızı. Hani şu rüyaları her durumuyla bildiklerini sananlarla, her rüyayı geleceğin habercisi sananlar arasındaki bitmez atışmalar. Noel Baba'yı kozalaklar olmadan asla düşünmedim ben, oysa ki bir tek resim karesi yoktur onları yan yana gösteren. Süslenen çam ağaçlarında kaybedilmiştir kozalaklar, sanki hiç yoklarmış gibi, yakışmazlarmış gibi evlerine. Gözyaşları gibi akıp gitmişlerdir çamların üzerinden. Bir ben mi yalvarıyorum onlara gitmeyin diye, terk etmeyin masallarımı diye, bir ben mi yalvarıyorum.


        Çöpleri karıştırıyor her gün, o kokunun içine dalıyor gülen yüzüyle. Ortalı yaşları geçmiş. Yüzü hep gülüyor, nasıl bilmiyorum. Yanından geçerken utanıyorum kolay gelsin demeye, paylaşacak param olursa daha kolay geçiyorum yanından. Kozalaklar kolay düşmüyor dalından, dayanaklılar, beklemeyi, bir şeyi zamanında yapmayı biliyorlar. Yağmur yağsa, çamların kokusunu duysam.


        Bir kozalağı çöplerin içinde görmek istemem, sonu gelmiş, bitmiş, atılmış hissine hiç yakıştıramam. Geri dönüşen boşuna harcanmış zamanlar olmalı oysa mümkün değil ki. Çöplerin başında insanlar, hatta içinde, geri dönüşen tarihin derinlikleri.


    Kozalakların, fıstıklı taraçalarında, Noel Baba'lar ve koku almayan insanlar var. Benim gözüm yine de yeni yıl ağaçlarında, niye yok ettiniz kozalakları, niye çöpleri geri dönüştürmediniz iyiliğe, güzelliğe. Kar yağarsa o koku geçer mi, kozalaklar, fıstıklı taraçalarındandan güzel kokular fırlatırlar mı çöplere, başım yukarda geçebilir miyim o çöplerin yanından, kar yağınca.


      ZERRİN TİMUROĞLU

       2021

        


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...