28 Ağustos 2021 Cumartesi

Yapmayın Derim

        Bazen elinizden hiçbir şey gelmez. Değiştirmeniz gereken şeyler vardır sanki yapabilirmişsiniz gibi gelir, mümkün olmaz. Hayat sıkıştırmıştır bir köşeye sizi, belki moleküler bir dizilimdir evren için bu kim bilir, kıpırdayamazsınız. Hayatınızı yalnızca seyretmek zorunda kalırsınız.

        Bir yokuşu çıkacakken iki el uzanır size yardım etmek için ve birini tutmayı seçersiniz. Bir refleks değildir aslında bu, tuttuğunuz ele daha yakın hissetmişsinizdir kendinizi. 


        Birine yakın olmak duygusal olarak o kadar kolay değildir bazı insanlar için, birini gerçekten önemsemek, hayatının bir parçası haline getirmek kolay olmaz, yıllar sürebilir. Sonra ayrılık gelir bir gün belki de, zor olur, hele de böyle bir toplumda. Kimsenin elinde kitap olmayan, ya ev ya ofis işleri, ya televizyon, ya boş konuşmaların salgın hastalık gibi etrafı sardığı, kalıplaşmış insan davranışlarının milim değişmediği, sorgulanmadığı, toplumda.


        Ayrılığın ardından dedikodu beklerler sizden, ağlayıp, sızlanmanızı, çocuğunuzu ihmal etmenizi. Çocuğunuzu her şeyin önüne koyup, onun en az hasarla ayrılıktan etkilenmesini sağlamak için sustuğunuzu takdir etmezler. Belki de ekonomik açıdan çok zor günler geçirdiğinizi hiç hesaba katmazlar. Ve bu insanlar öğretmendir, mühendistir, doktordur, avukattır. Yani eğitimli insanlardır ancak toplumun kaskatı kesilmiş çimentosunun bir parçası haline gelmişlerdir çoktan.


        Kadınlar aynı şeyin kendi başlarına da gelmesinden korkarlar. En yakın arkadaşlarınız eşleri varken çağırmaz artık sizi. Ancak konuşsanız iyi insan olmak üzerine doktora tezi hazırlarlar sanki. Öyle aynalara küs, öyle acımasız yaşarlar.


        Artık ayrılmış bir kadın olarak ki ne denli haklı olursanız olun, gözler üzerinizdedir. Kimseyi takdir edemez, kimsenin yanında gülemez, kimseyle bir yere gidemezsiniz. Gözyaşlarının sel olup aktığı toplumda insanların tek derdi sizin gidip gelmeniz olur. Verdiğiniz raporlardan kağıt tepeleri oluşur ancak onlar utanmazlar. Hep yakıştırırlar, hep sizin yerinize karar verirler. 


        Toplumlar gerçekten çağdaş mıdır, bence bunun yanıtı, o toplumlarda, ayrılan  kadınların gördüğü saygıyla cevaplanabilir. Ne gariptir ki kendisine ilerici diyen çoğu insan da bu kalıpların dışında değildir. Niye bir kadın illa da birinin eşi iken daha değerlidir, niçin biriyle konuşurken illa da aklında başka bir şey varmış gibi düşünülür, niye bir kadının erdemli bir şekilde ayrılığı kabul etmesi idam edilir.


        Bir yokuşta, iki el uzanır size yardım etmek için ve siz birini seçersiniz, yazık olur. Bu toplumda yanlışı asla değiştiremezsiniz, takdir şövalyelerini asla memnun edemezsiniz, sizi kıstırdıkları köşeden kaçmanız için moleküler düzenle baş edemezsiniz.


        Bir bardak suda fırtına koparmanın adı kaçanı kovalamak, sevgisizliğe teslim olmaktır, büyük lafları taşıyacak gerçekten çağdaş toplumlarda yaşayanlara ne mutlu. 


        Bütün camlar kırılır onlar birbirinin gözüne bakamazlar. Nedenini hiç öğrenemeyecekler. Birinin acısını paylaşmak hayatını paylaşmak değildir, güzel günlerin umutları da paylaşılırsa belki.



ZERRİN TİMUROĞLU

2021 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...