19 Eylül 2021 Pazar

Merak Etti

        Pişmanlık eğer kader varsa saçma bir duygusallık olur. Yaptıklarımız, yaşadıklarımız önceden belirli ise bin kere pişman olsak ne değişir. 

        Bu duygu bir tehdit gibi durur yüreğimizde, pişmanlık, keşkelerle elele. İnsana özgüdür, insana aittir. Çıkarlarımız için midir üzüntümüz yoksa başkalarına verdiğimiz zararların önünde mi diz çökeriz. 


        Nelere pişman olabiliriz ki, yanlış kişi ile evlenmemize, yanlış meslek seçimimize, yanlış arkadaşlar edinmemize, yanlış şehirde oturuyor olmamıza. Peki yanlış evde doğmamıza, yanlış ülkede yaşıyor olmamıza, okula gidemeyişimize, boyumuzun kısa olmasına, uzun olmasına, çok zeki, çok aptal olmamıza ve daha bir sürü şeye de pişman olabilir miyiz.


        Elbette olamayız, tasarlanmış rollerin repliklerinde biz hepimiz bir şans yakalamaya çalışıyoruz. Keşkeler de bu oyunun kurallarından, öyle hissetmeliyiz ki oyunu bırakmamalıyız. Kendimizi ne kadar suçlu hissedersek o kadar gayret ederiz oyunu bitirmeye.


        İki kertenkele güneşli bir günde büyük bir kayanın üstünde uzanmışlar güneşin keyfini çıkarıyorlardı. Öyle koyu bir sohbete dalmışlardı ki gökteki kartalı fark etmediler. Kartal da görmedi onları yani henüz görmedi. Kertenkelelerden bir diğerine iki gün önce başına gelen ilginç bir olayı anlatıyordu. 


        Yakınlarda bir çiftlik vardı, karı, koca üç çocuklarıyla yaşıyorlardı. İki kız, bir erkek olan çocuklar on, on beş yaşlarındaydılar. Çok çalışıyorlardı, çiftliğin bütün işini aile, kendisi yapıyordu. Her gün çok erken kalkıp, hava kararana kadar çalışıyordu hepsi. Kimi ahırdaki hayvanlara bakıyor, ahırı temizliyor, sütleri sağıyor, kimi hayvanları otlağa götürüyor, kimi tarlaya gidiyor kimi ev işlerini yapıyordu.


        Yalnızca haftada bir gün çalışmıyorlardı. O gün güzel giyiniyorlar, küçük sepetlere yiyecekler koyup, evlerinden oldukça uzakta bir göl kenarına gidiyorlardı. 


        Hikayeyi dinleyen kertenkele güneşte biraz daha uzanırken, arkadaşına, ne var ki bunda insanlar hep yapıyor bunu dedi.


        Doğru diye karşılık verdi arkadaşı, ben de yanlışlıkla sepetlerine girmemiş olsaydım hiç şaşırmazdım zaten.


        Ne oldu ki ne gördün diye sordu kertenkele. O sırada gökteki kartalı fark etmiş arkadaşını da uyarmıştı. Gerçi hala kartal onları görmemişti, yine de tehlikeliydi.


        Merak etme dedi hikayeyi anlatan kertenkele, ben de gözlüyorum kartalı. Neyse aileyle birlikte göle gitmek zorunda kaldım. Yere örtüler serdiler, yemeklerini çıkardılar, sessizce yediler. Çocuklar sanki çocuk değildi, ne oynadılar, ne güldüler, öylece oturup etrafı seyrettiler.


        Garipmiş gerçekten dedi diğer kertenkele, belki bir üzüntüleri vardır, kim bilir.


        Birden kartalın hızla onlara doğru alçalmaya başladığını gördüler, birbirlerine hoşçakal deyip, kayanın altında hızla kayboldular. 


        Gözden kaybolmadan  hikayenin sonunu merak eden kertenkele bağırdı arkadaşına, sonra ne oldu peki, bu kadar mı yani. Arkadaşı hızla kaybolurken kuyruğunu gösteriyordu arkadaşına, ne söylüyordu duyulmadı son anda, heyecanla kuyruğunu kayaya vura vura kayboldu.


        Bir daha karşılaşabilirler miydi acaba, hikayeyi dinleyen merak etmişti, insanlarla kuyruk arasında nasıl bir benzerlik, ilgi olabilirdi ki. Saklandığı yerde düşünürken kartalın onu izlediğini anlamamıştı, güçlü gagasıyla kertenkeleyi yakalayan kartal bir an sonra gökyüzünde kaybolmuştu.


        Kertenkele ölmeden önce dikkatini dağıtan ve aslında kendisini hiç ilgilendirmeyen hikayeyi dinlediğine pişman olmuştu.


        Arkadaşının arkasından gülümseyerek bakan hikayeci kertenkele, saklanmak için daha iyi bir yer bulmuştu, kartalı erken fark edip kandırmıştı arkadaşını. 


        Kendi kendine söylendi keyifle, ya bir düşün kertenkele, ne olabilir ki piknik yaptılar her zamanki gibi. Bizim hikayemiz daha ilginç, daha tehlikeli, daha zor, insanları merak etmek bize mi kaldı.



ZERRİN TİMUROĞLU

2021


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...