10 Kasım 2021 Çarşamba

Sevgi Köleleri

        Beni her zaman çok üzen, kahreden ve asla yardım edemediğim durumlarda bırakan, sevgi köleliğidir. Evet yanlış anlamadınız, sevgi köleliliği, gönüllü bir itaat, ölümüne bir bağlılık, ne olursa olsun desteklemek, garipten de öte hiç sorgulamama hali.

        Özellikle annelerin, bazen eşlerden birinin, bazen yakın bir arkadaşın adıdır sevgi zorbalığı. Maruz kalan hiç suçlanmaz, çok rahattır, yakalansa da umursamaz çünkü kölesi, kendisinden daha çok savunur onu, hep sığınacağı dalgasız limanlarda hazırdır gemileri.


        Göstermek istersiniz sevgi kölesine bu haksızlığı, açıklarsınız taptığı insanın onu nasıl yok ettiğini ama anlamaz, size öfkeli bakışlarla bakar, onu hayatta tutan iplerin varlığını unutmuştur çoktan. Bu nasıl oluşur, nasıl zeki, başarılı, güzel, yetenekli bir insan, başka biri tarafından sımsıkı bağlanmıştır böyle, nasıl.


        Dile gelmeyen ağır travmalardır bunun sebeplerinden biri. Bir sandalye düşünün, bacaklarının hepsi hasarlı, düştü düşecek yere, yakınında bir şeye tutunuyor ayakta kalmak için. Oysaki ona tutunmasına izin veren şey onu onarabilir de aynı zamanda, yardım edebilir, istediği yere gitmesi için , mutlu olması için. 


        Sevgi zorbaları tembeldir ama zeki, sevgisizdir ama usta bir oyuncu, vicdansızdır ama tuzakları kusursuzdur. Herkes bu zorbayı anne olsa da, arkadaş olsa da, eş de olsa beğenir. Gerçek yüzünü çok az insan görebilir, maskesini hiç çıkarmaz. Toplumun tüm tabularını, akrabalarının tüm otoritesini insanların bütün zaaflarını acımadan kullanır asla hata yapmaz, boş anı yoktur, hiç yanılmaz.


        Sevgi kölesi olan kişi tıpkı güneşin etrafındaki gezegenler gibi uzağa gidemez, kaçamaz bu zorbalıktan, adını koyamaz, anlamaya yanaşmaz. Her şeyini elinden alan, ona yaşam hakkı tanımayan bu insandan annesi de olsa, eşi de olsa, arkadaşı da olsa vazgeçemez. Ve bir koca ömür yaptıklarına azıcık bir minnet bile duymayan insan uğruna, severek yok olur.


        Bile bile ateşe atlamak değildir bu çünkü o kişinin yandığını görmez. Bile bile derinlerde boğulmak değildir bu çünkü önündeki okyanusun sesini işitmez. Bile bile yüksekten atlamak değildir bu çünkü fedakarlıklarını sonunda çıktığı gökdelenleri fark etmez. Birinin sevgiyle elini tuttuğunu sanır hep sanır hep inanır, yüreği kendisine bile açıklayamadığı yaralarıdır.


        Parasını, emeğini, hayatını alan ve bunu ona sevgi saçmalığı ile inandıran kişi asla gitmesine, kendi başına bir karar almasına izin vermez. hatta bir parfüm bile seçmesini istemez. Çünkü bilir ki ipin ucu gevşerse oyunu ortaya çıkacaktır.


        Aynı ortamda büyüyen ama asla sevgiyi böyle kabul etmeyen, her duygunun karşılığı olmasını hem de görünür eylemler eşliğinde karşılığı olmasını bekleyenler de vardır. Kimsenin sevgisinin ona sunulmuş bir lütuf gibi algılamayan, gerçek sevginin çıkarsız, özgürlük tanıyarak, sevdiğinin mutluluğunu isteyerek var olduğunu bilenler, bu gönüllü yok oluşları hüzünle izlerler.


        Bütün halatlar boynumuza aynı yoldan geçirilir, kötü anılardan, mutsuz çocukluklardan, korkuların sessizliğinden.


        Biri sizi gerçekten seviyorsa kararlarınızı destekler ve saygı duyar. Biri sizi gerçekten seviyorsa asla kanatlarınızı koparmaz yanında ayrılmayın diye. Biri sizi gerçekten seviyorsa öylesine otururken bir akşam, kalkıp sıcacık bir çay yapar gülümseyerek.


        Biri sizi gerçekten seviyorsa her şeyden ve herkesten çok sizi düşünür, sevgisinin balık ağlarını paramparça ederek.



ZERRİN TİMUROĞLU

2021







    


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...