31 Temmuz 2022 Pazar

Labirent

    - İki yıl önceydi, kız kardeşim, Tıp Fakültesi'nden yeni mezun olmuştu. Biz de doktorla henüz boşanmıştık. Çok sancılı bir dönemdi benim için, evlendiğim gün pişman olmuştum, cehennem gibi, ayrılıklarla geçen iki yılın sonunda, doktor raporu ile ayrılabildim. Kardeşimin süreçten haberi yoktu, yanıma gelince öğrendi. Kasabada özel bir klinikte çalışmaya başladı. Ama doktorun oyunları hiç bitmedi, benden habersiz kardeşimi yemeklere götürmüş, bir sürü yalan dolanla, vaatlerle kandırmış kızcağızı.

        Sert adam sustu, gözlerini güneşte kıvılcım denizine dönen uzaklarda bıraktı, bakışları denizin ortasında boğuldu, belli ki devam etmesi o kadar da kolay olmayacaktı. Ama devam etti,


    - Ben ikisinin görüştüklerini öğrendiğimde kardeşim onun anlattıklarına çoktan inanmıştı, beni tekrar evlenmeye ikna için elinden geleni yapıyordu. Akıl hastalığına ait raporları göstermeme rağmen bana inanmadı.


        Öğretmen,


    - Peki o raporlara rağmen nasıl doktorluk yapmaya devam etti,


    - Çok güçlü ilişkileri, yüksek yerlerde aile dostları vardı. Rapor bir süre sonra bütün delilleri ile yok oldu. Bu yüzden tekrar mahkemeye başvurdu ve boşanmanın geçersiz olduğunu kanıtlamak istedi, ama dava yeniden görülmedi çok şükür.


    - Kardeşinin sana inanmaması çok saçma değil mi, sen ağabeyisin, o bir yabancı,


        Sert adam öğretmenin gözlerinin içine baktı, sanki işte gözlerimi sana teslim ediyorum, sen bana yardım et, anla beni, yüreğimi sıkıştıran gerçekleri biraz da ben anlatmadan anla lütfen der gibiydi.


    - O kadar etkisine almıştı ki kardeşimi, çalıştığı hastaneye aldırdı onu, kendisi baş hekimdi, kardeşimi yardımcısı yaptı. Neredeyse her akşam ikisi beraber eve yemeğe geliyorlardı. Ablam, annem, babam hepsi yeniden evlenmem için onunla, ısrar ediyorlardı.


    - Korkunç bir şey yani gerçekleri ailene anlatamamış, inandıramamış olman, dedi öğretmen.


    - Evet keşke sadece bununla kalsaydı, zaman geçtikçe bir şey elde edemeyeceğini anlayınca, beni kardeşimi öldürmekle korkutmaya, tehdit etmeye başladı. O kadar iyi bir oyuncuydu ki kardeşim hiç şüphelenmedi.


    - Peki, ne oldu, yani nasıl öldürdü kardeşini,


        Sert adam,


    - Bir gün akşama doğru telefon etti bana, kardeşim, ben ve o yemek yiyecekmişiz, olmaz deyince, gelmezsen kardeşini bir daha göremezsin dedi. Gittim, lüks bir lokantada buluştuk. O deli bakışlarıyla, beyaz elbisesi, şık kıyafeti ile bizden önce gelmiş oturmuştu. Beni görünce ayağa kalktı, samimi bir şekilde sarılarak hoşgeldin dedi. Lokantada bulunanlara gösteriş yapıyordu. Kardeşimi sordum, az önce telefon ettiğini, arabası ile az sonra burada olacağını söyledi.


        Sert adam sustu. İnsan en çok konuşması gereken yerde birden susuyorsa anlatacakları canını yakacak, anlatacakları diline dolanacak, nefesini kesecek, umudunu öldürecek demektir. Anlatmak, başkasının hikayesi ise belki daha kolaydır ama sizin hayatınız ise, hele sevdiklerinizin hayatı ise, konuşmak dile dolanan zehirli yılanlar kardeşliğidir. Yine de devam etti,


    - Bekledik bekledik, bir saat geçti, gelmedi kardeşim, telefonlarına cevap vermedi. Ben tam kalkıyordum ki masadan, telefonum çaldı, açtım, bir ses kardeşimin trafik kazası geçirdiğini söylüyordu.


        Öğretmen, uzanıp sert adamın elini tuttu,


    - Biliyorsun, seneler, seneler de geçse o anı hep aynı şaşkınlık ve aynı yıkımla hatırlayacaksın, bu hiç değişmeyecek, bu unutulamaz ama alışacaksın, dedi. Sevgiyle baktı sert adama,


    - Sen bana böyle bakarsan hep, ben daha az düşerim uçurumlardan, daha az boğulurum denizlerde dedi sert adam.


        Bir süre öyle kaldılar. Öğretmen,


    - Peki seni kuşkulandıran ne oldu cinayete. Neden bunun bir  sıradan bir trafik kazası olduğuna inanmadın.


    - Çünkü ben o acı ve şaşkınlıkla, yerimden fırlayıp hastaneye gitmek için giderken, onun, gizli bir zafer gülümseyişi ile bana batan bakışlarını gördüm. Daha sonra araştırmalarımı sürdürdüm, az kaldı bunu ispatlayacağım, dedi.



        Bir labirent öyle bir yerdir ki insan orada, dönemeçlerin karma karışıklığı yüzünden yolunu kaybedebilir.


        Bir salyangoz kabuğundan iplik nasıl geçirilir. İpliği bir karıncanın ayağına bağlamak yeter; karınca   çıkışı bulacaktır.


        Sert adam,


    - Sakın elimi bırakma, ben karıncanın ayağına ipi bağladım, o bu düğümü çözecek ama sensiz olmaz, dedi.


    - Hangi karınca bu diye gülümsedi öğretmen, istedi ki, sert adamın dikkati dağılsın biraz, nefes alabilsin.




ZERRİN TİMUROĞLU

2022


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yalnız Olmak

          Burnunu soğuk cama dayamış, üçüncü kattaki dairesinden yağmurlu, yer yer sokak lambalarıyla aydınlanan sokaktan geçen insanları iz...